J

 

jakoben   tepeden inmeci

jakobenizm : Fransızca jacobenisme (cumhuriyetçilik, devrimci demokratlık). "Toplumdaki değişikliklerin yöneticilerce tepeden inme buyruk ve yöntemlerle yapılmasını uygun bulan görüş" anlamında basında kullanılan bu terim için Türkçe bir karşılık da yine basınımız tarafından kullanılmaktadır: tepeden inmecilik. Örnek: Tepeden inmecilik toplumda birtakım patlamalara yol açabilir.

jakuzi : "Yıkanmak, sağlıklı kalmak amaçlarıyla evlere yerleştirilen bir tür havuz" anlamındaki bu söze karşılık olarak Kurulumuz, sağlık havuzu kelimesinin uygun bir karşılık olduğunda birleşmiştir. Örnek: Norveç'ten gelecek villâların buharlı hamamı ve sağlık havuzu yokmuş.

jalûzi : Fransızca jalouise. "Şerit biçiminde metal veya plâstik levhalardan yapılmış, perde gibi pencerelere takılan düzen" anlamında olan bu söz için Kurulumuz, şerit perde karşılığını önermektedir. Örnek: Pencerelere takılan şerit perdeleri temizlemek gerçekten zor.

jam-session : İngilizce jam-session. “Caz müzisyenlerinin bir araya gelerek müzik yapmaları” anlamında dilimizde kullanılan bu kelimeye karşılık olarak Kurulumuz, toplu caz karşılığını önermektedir. Örnek: Birinci Uluslar Arası Antalya Caz Festivali, toplu caz konseri ile sona erecek.

janjan   yanardöner

janjanlı   yanardönerli

janr : Fransızca genre. Uzun zamandan beri dilimizde kullanılan bu kelime Türkçe Sözlük’te çığır, tarz, cins sözleriyle karşılanmıştır. Kurulumuz, janr kelimesi için tür sözünün uygun bir karşılık olduğu görüşündedir. Örnek: Türkiye’de detektif romanları yazılmaz. Bu tür, yazarlar arasında öteden beri ilgi uyandırmamıştır.

jean   kot

jenerasyon : Fransızca generation. "Doğuş, soy, nesil" anlamlarına gelen bu söz bitki ve hayvan üremeleri için de kullanılır. Kurulumuz, jenerasyon sözüne gerek bulunmadığı; kuşak, nesil kelimelerinin yeterli olduğu görüşündedir. Örnekler: Onu bizden önceki kuşak daha iyi tanımış. Sun'î ışık altında büyüyen farelere ilk nesilde hiçbir şey olmuyor. Dördüncü nesilden sonra farelerin güçsüzleştiği gözleniyor.

jenerik : Fransızca générique. Dilimizde daha çok sinema alanında kullanılan bu söz "bir filmde emeği geçenlerin adlarını, filmin yapımıyla ilgili bilgileri içine alan ve filmin başında (bazen sonunda) sunulan liste" anlamındadır. Kurulumuz bu söz için, tanıtımlık veya tanıtma yazısı karşılıklarını önermektedir. Örnek: Filmin tanıtımlığını kaçırmış, ortalarında bir yerde seyretmeye başlamıştım.

jenerik   kimdenlik

jeodezi   yerölçüm

jeoloji : Fr. géologie. “Yer yuvarlağının yapısını, birleşimini evrimini inceleyen bilim” Kurulumuz bu kelimeye karşılık olarak dilimizde zaten var olan yer bilimi sözünün kullanılmasını kararlaştırmıştır. Örnek: Yer bilimi olaylarından bazıları enerjilerini güneş, sıcaklık, rüzgâr ve yağmurdan alır.

jeoloji   yerbilim

jeomorfolog : yüzey bilimci.

jeomorfoloji : Fr. géomorphologie. Dilimizde uzun zamandan beri “yeryüzü engebelerini ve aşınma ile ilgili gelişimleri inceleyen bilim” anlamında kullanılan jeomorfoloji için Kurulumuz yüzey bilimi karşılığını teklif etmektedir. Örnek: Ekili topraklardaki aşınma ile savaşmak yüzey biliminin konusuna girer.

jeotermal   yerısıl

jeotermik   yerısıl

jet-ski : İngilizceden dilimize geçen bu kelime “su üzerinde gidebilen altı kızak şeklinde motosiklet ve bu araçla yapılan spor” anlamındadır. Kurulumuz bu kelimeye karşılık olarak su kızağı sözünü teklif etmektedir. Örnek: Üniversitenin Beden Eğitimi ve Spor bölümü tarafından düzenlenen şenliklerde su kızağı gösterileri ilgiyle izlendi.

jiroskop   düzdöner

job control   (bil.) iş denetimi

jogging : İngilizce jogging (itmek, dürtmek; yavaşça gezinmek). "Bedeni ısıtmak için ağır adımlarla yapılan koşu" anlamında son zamanlarda kullanılmaya başlayan jogging için teklifimiz: koşmaca. Örnek: Genç kızlar Anıtkabir yolunda koşmaca yapıyorlardı.

jokey   binici

joystick : İngilizce joystick. Bilgisayar alanında ve uçaklarda "kumanda kolu" anlamında kullanılan bu söz için Kurulumuz, yönetme kolu kelimesini karşılık olarak önermiştir. Örnek: Pilotlar, bu uçakta direksiyon benzeri kumanda yerine koltuklarının yanında bulunan yönetme kolunu kullanıyorlar.

joystick    komuta kolu

just in time : İngilizceden dilimize özgün imlâsıyla geçen ve son yıllarda endüstri alanında sıkça duymaya başladığımız bu kelime “ihtiyaç duyulan yerde ve zamanda üretim yapma tekniği” anlamındadır. Bu söz için Kurulumuzun önerdiği karşılık gerektiğinde (üretim)’dir. Örnek: Japon imalâtçıları gerektiğinde üretim tekniğini uyguluyorlar.