A

 

a-   (Yun. önek) karşı, karşıt, -dışı

ab-   (Lat. önek) -den, oradan

abad etmek   bayındırlaştırmak

abad olmak   bayındırlaşmak

aberasyon   sapınç

abes   anlamsız, saçma, boş

abıhayat   bengisu, ölmezlik suyu

abıru   yüzsuyu

abide   anıt        

abidevi   anıtsal

ablatif   (dilb.) çıkma durumu

abluka   kuşatım, kuşatma

abluka etmek (ablukaya almak)   kuşatmak

abone   sürdürümcü

abone etmek   sürdürümletmek

abone olmak   sürdürümlemek

abonman   1. sürdürümcü  2. sürdürüm

absorbe etmek   1. emmek  2. (biy.) soğurmak

abstraksiyonizm   soyutçuluk

abstre   soyut

absürd   saçma

abus   1. somurtkan  2. asık (yüz)

acayip   1. şaşırtıcı, yadırgatıcı, şaşılası  2. şaşılacak şey  3. olağanüstü

acayip karşılamak   yadırgamak

acele   1. tez, ivedi  2. tezelden, ivedilikle  3. ivedilik

acele etmek   ivmek, telesmek

aceleci   ivecen, telesik

acemi   toy, ustalaşmamış, yetenek kazanmamış

aceze   düşkünler

acil   ivedi, gecikmeye gelmez, geciktirilemez

acilen   ivedilikle

âciz   1. güçsüz  2. beceriksiz

aciz   1. güçsüzlük  2. beceriksizlik, yeteneksizlik

âcizane   beceriksizce

acul   tez canlı, ivecen

acuze   kocakarı

ad-   (Lat. önek) -ya, doğru

adabımuaşeret   görgü, davranış töresi

adabüerkân   yol yordam, yol yöntem

adale   kas

adalet   tüze

adap   yol yordam

adaptasyon   uyarlama

adapte   uyarlanmış

adapte etmek   uyarlamak

adapte olmak   uymak

adaptör   uyarlaç

adavet   düşmanlık

addetmek   saymak

addolunmak   sayılmak

adenit   akkan yangısı

âdet   1. görenek, töre  2. alışkı, alışkanlık  3. aybaşı

adet   sayı

âdeta   neredeyse, bayağı, sanki

adi   1. düşük nitelikli  2. aşağılık, bayağı  3. olağan, sıradan

adil   doğru, haktanır

adilane   1. doğrulukla  2. tüzece

adilik   bayağılık, düşüklük, aşağılık

adli   tüzel

adli kuvvet   yargı gücü

adres   bulunak

aerometre   havaölçer

af   1. bağışlama  2. görevden alma

afaki   1. gelişigüzel, amaçsız, dereden tepeden  2. (fels.) nesnel

aferist   vurguncu, çıkarcı

afet   1. kıran, yıkım  2.  mec. çok güzel (kız, kadın)

affetmek   1. bağışlamak  2. görevden almak

affıumumi   genel bağışlama

afiş   ası

afişe etmek   açıklamak, açığa vurmak

afişe fiyat   açıklanmış eder

afiyet   sağlık, esenlik

aforizma   özlü söz

aforoz   toplumdışılama

aforoz edilmek   toplumdışılanmak

aforoz etmek   toplumdışılamak

agâh   bilgili, uyanık, öngörülü

agnostik   bilinemezci

agnostisizm   bilinemezcilik

agorafobi   alan korkusu

agraf   kanca

agrafi   yazma yitimi

agrandise etmek   büyültmek

agrandisman   büyültme

agrandisman yaptırmak   büyülttürmek

agrandisör   büyülteç

aguş   kucak

ağyar   yabancılar, eller

ahbap   arkadaş, tanış, biliş, gönüldeş

ahdetmek   ant içmek

ahdi karip   yakınçağ

ahenk   uyum, anlaşma

ahenkli   uyumlu

ahenksiz   uyumsuz

aheste   yavaş, ağır

ahfat   torunlar, soy

ahir   son

ahiren   daha sonra, sonraki

ahit   1. antlaşma, sözleşme  2. ant  3. çağ

ahitleşmek   antlaşmak

ahitname   yazılı antlaşma

ahize   almaç

ahkâm   yargılar

ahlak   1. töre, aktöre 2. alışkanlık

ahlaki   törel

ahmak   beyinsiz, bön

ahmaklık   beyinsizlik, bönlük

ahşap   ağaç, tahta

ahval   durum, durumlar

aidat   1. ödenti  2. kesenek

aidiyet   ilişkinlik, değginlik

air condition (eir kondişin)   hava düzenleyici

ait   -e değgin, -in ile, ...için, -e düşen, ilgili, ilişkin

ajan   1. görevli, aracı  2. gizli görevli, gizmen

ajanda   andaç

ajans   haber kurumu

ajur   delikli işleme

akabinde   hemen sonra, ardından, ardı sıra,  -dan sonra

akdetmek   1. sözleşme, antlaşma yapmak  2. nikâh kıymak

akıbet   son

akıl   1. us  2. bellek  3. öğüt

akılcı   usçu

akılcılık   usçuluk

akıldışı   usdışı

akim   kısır, verimsiz, sonuçsuz

akis   1. yankı, tepki  2. yansı

akit   sözleşme, bağıt

aklıselim   sağduyu

akli   ussal

akliye   us sayrılıkları

akompanye etmek   1. yanında bulunmak, eşlik etmek  2. (bir çalgı ile) katılmak, eşlik etmek

akort   (çalgı için) düzen, düzen verme

akort etmek   (çalgı için) düzenlemek, düzen vermek

akraba   yakındaş, yakın

akran   yaşıt

akromatopsi   renkkörlüğü

aks   1. dingil  2. eksen

aksam   bölümler

aksan   (dilb.) vurgu, söyleyiş

aksesuar   1. eklenti  2. donatımlık

aksetmek   1. yansımak, yankılanmak  2. yayılmak

aksettirmek   1. yansıtmak  2. duyurmak

aksi   ters, inatçı, geçimsiz

aksilik   terslik

aksine   tersine

aksiseda   yankı

aksiyom   belit

aksiyon   eylem

aksülamel   tepki

aktif   1. etkin, canlı  2. s. etkili, etken  3. (dilb.) etken

aktifleştirici   etkinleştirici

aktifleştirmek   etkinleştirmek

aktivite   etkinlik, canlılık

aktivizm   etkincilik

aktör   erkek oyuncu

aktris   kadın oyuncu

aktüalite   1. güncellik  2. güncel olaylar

aktüel   güncel

akupunktur   iğne ile sağaltım

akustik   1. yankıbilim  2. yankıdüzeni  3. yankılanım, sesdağılım

akut   ilerlemiş (sayrılık)

akuzatif   (dilb.) belirtme durumu

akü (akümülatör)   akımtoplar

âlâ   1. iyi, çok iyi  2. üstün

alafranga   batılıca

alafrangalık   batılıcalık

alaimisema   gökkuşağı

alaka   ilgi, ilişki

alakadar etmek   ilgilendirmek

alakadar olmak   ilgilenmek

alakalı   ilgili, ilişkili

alamet   belirti, iz

alameti farika   ayırtaç

alaminüt  çarçabuk, ayaküstü

alarm   tetikdur

alaturka   doğuluca

alaturkalık   doğulucalık

alayiş   gösteriş

albino   akşın

alegori   yerine

alegorik   yerinel

aleksi   okuma yitimi

alelacele   ivedilikle, çabucak, çarçabuk

alelade   sıradan, olağan

alelusul   1. üstünkörü, gelişigüzel  2. yöntemine göre

âlem   1. evren  2. eğlenti  3. el gün

âlemşümul   evrensel

alenen   açıkça, açıktan açığa

aleni   açık, ortada

aleyh   karşı, karşıt

aleyhinde bulunmak (konuşmak)   kötülemek

aleyhinde olmak   karşı olmak, karşısında olmak

aleyhtar   karşıtçı, karşı görüşlü, karşı duran, karşıt

aleyhte rey   olumsuz oy, karşı oy

alfabe   abece

alfabetik   abecesel

âli   yüce, yüksek, ulu

alivre   dalında satış

allahaısmarladık   hoşça kal

almanak   yıllık

alternatif   1. seçenek  2. (fiz.) dalgalı akım

alternatör   dalgalı akım üreteci

altruist   özgeci, özgecil

altruizm   özgecilik

âmâ   görmez

âmâlık   görmezlik

amatör   özengen, özenci

ambalaj   sarmaç

ambalaj yapmak   sarmaçlamak

ambale olmak   1. şaşkına dönmek  2. başı şişmek

ambargo   engelleyim

ambi-   (Lat. önek) ikisi

amblem   belirtke

amboli   damar tıkanıklığı

ambulans   cankurtaran (taşıt)

ameli   1. uygulamalı  2. kılgısal

ameliyat   (hek.) işlemce

ameliye   işlem

amenejman   düzenleyim

amfibi   yüzergezer

amil   etken

amir   buyurucu, baş

amiyane   sıradan, bayağıca

amme   kamu

amme davası   kamu soruncası

amme hukuku   kamu türesi

amme idaresi   kamu yönetimi

amnezi   bellek yitimi

amoral   aktöredışı

amoralizm   aktöredışıcılık

amortisman   sönüm

amortisör   yumuşatmalık

amphi- (amfi-)   (Yun. önek) ikisi, ikili, çevrel, değirmi

ampirizm   deneycilik

amplifikatör   yükselteç

amudufıkari   omurga, belkemiği

an-   (Yun. önek) değil, -olmayan, -sız

ana-   (Yun. önek) geri, yine, yukarı, üste

anahtar   açar

anakronik   çağaşımsal

anakronizm   çağaşım

analfabet   okumaz yazmaz

analfabetizm   okumaz yazmazlık

analitik   1. çözümleyici  2. çözümsel

analiz   çözümleme

analiz etmek   çözümlemek

analjezi   acı yitimi

analjezik   ağrıkesici

analoji   1. örnekseme  2. andırışma

anane   gelenek

ananevi   geleneksel

anarşi   1. başsızlık  2. kargaşa

anarşik   kargaşalı

anarşist   1. baştanımaz 2. kargaşacı

anarşizm   1. baştanımazlık 2. kargaşacılık

anatomi   1. içyapı 2. yinbilim

ançüez   balık ezmesi

anekdot   gülencek

anemi   kansızlık

anemik   kansız

anestezi   uyuşturma

anestezi yapmak   uyuşturmak, duyumsuzlaştırmak, bayıltmak

anestezik   uyuşturucu, duyumsuzlaştırıcı, bayıltıcı

angaje   bağımlı

angaje etmek   bağlamak, tutmak

angaje olmak   bağlanmak

angajman   bağlantı

angarya   yüklenti

ani   1. birden, ansızın  2. beklenmedik

aniden   apansız

animizm   canlıcılık

anjin   boğaz yangısı

anket   soruşturma, sormaca

anonim şirket   toplu ortaklık

anons   duyuru

anons etmek   duyurmak

anormal   1. olağandışı; dengesiz  2. sapık

anormallik   1. olağandışılık; dengesizlik  2. sapıklık

anot   artıuç

ansiklopedi   bilgilik

ansiklopedik   bilgiliksel

ansiklopedist   bilgilikçi

antant   antlaşma

antant kalmak   uyuşmak, anlaşmak

ante-   (Lat. önek) önce, -den önceki

anten   (biy.) duyarga

anterit   incebağırsak yangısı

antet   başlık

antet koymak   başlık koymak

antetli   başlıklı

anti-   (Yun. önek) karşı, karşıt, karşı koyan, -savar

anti-entelektüalizm   aydın karşıtlığı

antifriz   donmaönler

antipati   sevimsizlik, soğukluk

antipatik   sevimsiz, soğuk

antitez   karşısav

antoloji   derlence, derim, seçki

antre   giriş

antrenman   1. (sp.) çalışım  2. alıştırma

antrenman yapmak   çalışmak, alıştırma yapmak

antrenör   çalıştırıcı

antrenörlük   çalıştırıcılık

antrepo   arayığımlık

antrparantez   ayraç içinde; ayrıca, sırası gelmişken

apandisit   körbağırsak yangısı

apartman   bark

apo-   (Yun. önek) uzak, -den uzak, -den ayrı

apolet   omuzluk

aposteriori   sonsal

apraksi   işlev yitimi

apriori   önsel

apse   irinlenme

apse yapmak   irinlenmek

apteshane   suodası, ayakyolu

arabesk   girişik bezeme

aranje etmek   düzenlemek

aranjman   düzenleme

araz   1. belirti  2. (hek.) bulgu

arazi   toprak

arbede   çatışma

ardiye   yığımlık

areometre   yoğunlukölçer

arıza   aksaklık, bozukluk

arife   öngün

aristokrasi   soyluerki

aristokrat   beysoylu

arkaik   eskidi

arkeolog   kazıbilimci

arkeoloji   kazıbilim

arma   ongun

armalı   ongunlu

armatür   donatı

armoni   uyum

arozöz   sulamaç, sulama arabası

arşiv   belgelik

arter   atardamar

arterit   atardamar bozukluğu

artifisyel   yapma

artist   1. sanatçı  2. oyuncu

artistik   sanatla ilgili, sanatlı, sanatlıca

arz (I)   sunma, (bir oruna) anlatma, bildirme

arz (II)   1. yeryüzü  2. enlem

arz etmek   bildirmek, sunmak

arz ve talep   sunu ve istem

arzu   istek, dilek

arzu etmek   istemek, dilemek

arzuhal   dilekçe

asabi   sinirli, öfkeli

asabilik   sinirlilik

asabiyet   sinirlilik

asalet   soyluluk

asaleten   temelli, temellice, köklü, köklüce

asansör   iner çıkar

asap   sinir, sinirler

asarıatika   eski yapıtlar

asayiş   güvenlik

asgari   en düşük, en az

asıl   1. kök, kaynak  2. gerçeklik  3. s. gerçek

asıllı   uyruklu

asılsız   1. temelsiz, dayanaksız (söz)  2. gerçek olmayan

asır   yüzyıl

asi   başkaldıran, dikbaşlı

asil   soylu

asilzade   soylu

asimetri   bakışımsızlık

asimetrik   bakışımsız

asimilasyon   1. özümleme  2. benzeşme

asimile etmek   1. özümlemek  2. benzeştirmek

asismik   depremsiz

asistan   yardımcı

asli   birincil, köklü, baş

aspiratör   emmeç

asri   çağdaş, çağcıl

asrileşmek   çağdaşlaşmak, çağcıllaşmak

asterisk   yıldız

astronom   gökbilimci

astronomi   gökbilim

astronot   uzayadamı

asude   dingin, sessiz

asuman   gökyüzü

âşık   1. tutkun, vurgun  2. ozan (halk ozanı)

aşikâr   açık, besbelli, ortada

aşina   1. tanış, biliş  2. bilen, anlayan

aşiret   oymak

aşk   sevgi, sevi

atak   1. atılım, akın  2. saldırı

atalet   1. tembellik, gevşeklik, uyuşukluk  2. (fiz.) dinginlik

atavizm   atacılık

ateh   bunama, bunaklık

ateh getirmek   bunamak

ateist   Tanrıtanımaz

ateizm   Tanrıtanımazlık

atfen   dayanarak, göre

atfetmek   1. yüklemek  2. yöneltmek, çevirmek

atıf yapmak   gönderme yapmak

atıl   1. işe yaramaz, iş göremez  2. (fiz.) süreduran

ati   gelecek

atlet   yarışımcı

atletik   yarışımcı yapılı

atletizm   yarışımcılık

atmosfer   havayuvarı

atölye   işlik

auto- (oto-)   (Yun. önek) kendi, kendine, kendiliğinden

avane   yardakçılar, kafadarlar

avangard   öncü

avans   öndelik

avanta   çıkar

avantaj   1. çıkar, yarar  2. üstünlük

avare   işsiz, aylak

avdet   dönüş

averaj   ortalama

avukat   savunman

ayan   belli, açık

ayan beyan   apaçık, açık seçik, besbelli

ayin   dinsel tören

aynen   olduğu gibi

aynı   1. tıpkı, tıpkısı, özdeş  2. başkası değil, yine o

ayni   nesnesel

ayniyet   tıpkılık, özdeşlik

aysberk   buzdağı

ayyaş   içkici

ayyuka çıkmak   1. göklere çıkmak, yükselmek  2. mec. yayılmak

aza   üye

azamet   1. ululuk  2. mec. çalım, kurum

azami   en çok, en yüksek (olarak)

azap   ezinç

azar   paylama

azarlamak   paylamak

azarlanmak   paylanmak

azat   özgür bırakma

azat etmek   özgür bırakmak

azil   görevden alma

azimet   gidiş

azletmek   görevden almak