F

 

faal   1. çalışkan  2. etkin

faaliyet   1. çalışma, çalışkanlık  2. etkinlik

faaliyet göstermek   1. çalışmak  2. etkinlik göstermek

fabrika   üretimlik

fabrikasyon   yapım

facia   1. acıklı olay  2. ağlatı

fahiş   aşırı, ölçüdışı

fahişe   orospu, satılık kadın

fahri   onursal

faide   bkz. fayda

faikiyet   üstünlük

fail   1. yapan, eden  2. (dilb.) özne

faiz   ürem, artar

fakat   yalnız, ancak

fakir   yoksul

fakirhane   bakımyurdu

faksimile   tıpkıbasım

faktör   etken

fal   bakı

falcı   bakıcı

falso   yanlış, yanlışlık, yanlış davranış

fanatik   bağnaz

fanatizm   bağnazlık

fani   ölümlü

fantezi   1. düşlem  2. süslü

faraza   diyelim ki, tutalım ki, sözgelişi

faraziye   varsayım

farbala   fırfır

farenjit   yutak yangısı

farika   bkz. alameti farika

fark   ayrım

fark edilmek   ayrımsanmak

fark etmek   1. ayrımlanmak  2. ayrımsamak

fark etmez   önemli değil, önemi yok, değişmez, aynı şey

farklı   ayrımlı

farklılaşmak   ayrımlılaşmak

farmakoloji   embilim

farz   1. boyun borcu  2. başkoşul  3. zorunlu, çok gerekli  4. varsayma

farz etmek   varsaymak

farzımuhal   tutalım ki

fasıl   bölüm

fasıla   aralık, ara

fasılalı   aralıklı, aralı

fasılasız   aralıksız, ara vermeden

fasih   açık, düzgün, anlaşılır

fasikül   böle

fasit daire   kısırdöngü

fason   biçim, kesim

faş etmek   açıklamak, açığa vurmak

fatura   satımca, satımlık

fauna   direy

fay   (yerb.) kırık

fayans   sırlıtaş

fayda   yarar

faydalanmak   yararlanmak

faydalı   yararlı

faydasız   yararsız

faz   evre

fazilet   erdem

faziletli   erdemli

fazla   1. gereğinden çok, aşırı  2. daha çok, aşkın  3. artmış  4. gereksiz, yersiz

fecaat   çok acıklı

feci   çok acıklı, yürekler acısı, acıklı

fecir   güner

feda etmek   gözden çıkarmak, kıymak

fedakâr   özverili

fedakârlık   özveri

federal   birleşik

federasyon   birlik

federe   birlikteş

felaket   1. karayıkım  2. s. çok kötü

felç   inme

felçli   inmeli

fena   1. kötü  2. üzücü  3. çok

fenalaşmak   kötüleşmek

fenalık   kötülük

fenomen   1. olay  2. görüngü

fenotip   soyserim

feodal   derebeyi

feodalite   derebeylik

feodalizm   derebeylik

fer   parlaklık, aydınlık

feragat   el çekme

feragat etmek   el çekmek

ferah   1. iç açıcı  2. geniş

feraset   anlayış, seziş

ferasetli   anlayışlı, ince görüşlü

ferdi   bireysel, kişisel

ferdiyetçilik   bireycilik

feribot   taşıt gemisi

ferman   buyruk

fermantasyon   mayalanma

fermejüp   çıtçıt

fermuar   kapayıcı

fersah fersah   pek çok, bol bol

fert   birey

feryat   haykırış, çığlık

fesat   1. karışıklık, kargaşalık  2. bozukluk  3. s. karıştırıcı, arabozucu

fesatçı   arabozucu

fesatçılık   arabozuculuk

feshetmek   1. kaldırmak, bozmak  2. dağıtmak

festival   şenlik

fetiş   tapıncak

fetişist   tapıncakçı

fetişizm   tapıncakçılık

feveran   köpürme, taşma, öfkelenme

feveran etmek   öfkelenmek, sinirlenmek

fevk   üst, yukarı

fevkalade   olağanüstü

fevri   taşkınca

feyizli   bol, verimli

feyz   verimlilik, gürlük

feza   uzay

fezleke   özet

fıtrat   yaradılış

fıtri   yaradılıştan, doğuştan

fidye   kurtarmalık

fihrist   dizin

fiil   eylem, edim

fiilen   eylemli olarak

fiili   eylemsel, edimsel

fikir   1. düşünce  2. düşün

fikir hürriyeti   düşünce özgürlüğü, düşün özgürlüğü

fikri   düşünsel

fikrisabit   saplantı

fiksiyon   imge

fiktif   imgesel

filhakika   gerçekten, doğrusu

filiz   sürgün

filoloji   örütbilim

filolojik   örütbilimsel

filtre   1. süzgeç  2. süzek

filtreli   süzekli

filvaki   gerçekte, gerçekten

final   sonlama

finanse etmek   akçalamak

finansman   akçalarım, akçalanma

finiş   1. bitme  2. bitiş

firak   ayrılık

firar   kaçış, kaçma, kurtulma

firari   kaçak

firkat   ayrılış, ayrılık

fitne   geçimsizlik, karışıklık

fiyaka   gösteriş, çalım

fiyat   eder

fizibilite   yapılabilirlik, uygulanabilirlik

fobi   korku, korkuntu

folklor   1. halkbilgisi  2. halk oyum

fon   1. dipyüzey  2. anapara

fonem   (dilb.) sesbirim

fonetik   (dilb.) sesbilim, sesbilgisi

fonksiyon   1. işlev  2. görev

fonograf   sesyazar

fonoloji   sesbilim

forklift   kaldırmaç

form   biçim

formalist   biçimci

formalite   gerekli işlem

formalizm   biçimcilik

formasyon   1. yetişim  2. oluşum

formül   çözüm yolu

formüle etmek   biçimlendirmek

fors   güç

forslu   sözü geçen, güçlü, sayılır

forum   toplutartışma

forvet   (sp.) akıncı

fos   boş

fosil   taşıl

fosseptik   çürütme çukuru

fotokopi  tıpkıçekim

fotometre   ışıkölçer

fotosel   ışıkgözü

fotosfer   ışıkyuvarı

fraksiyon   bölüngü

frapan   gözalıcı

frapanlık   gözalıcılık

fren   durduraç

frenlemek   engellemek, durdurmak

frigorifik   soğutmalı

frijider   soğutucu

friksiyon   ovma, ovuşturma

fuaye   gezinek, aragezinek

fuel-oil   yağyakıt

fuhuş   orospuluk

fuhuş yapmak   orospuluk yapmak

fukara   yoksul

fukaralık   yoksulluk

fultaym (full time)   tümgün

futbol   ayaktopu

fuzuli   yersiz, gereksiz

fuzuli işgal   1. zorla oturma  2. koltuk kapmaca

fücceten   ansızın, birdenbire

füru   1. dallar, kollar; ayrıntılar 2. çocuklar, torunlar

füsun   büyü

füsunkâr   büyüleyici

fütursuz   korkusuz, umursamaz

fütürist   gelecekçi

fütürizm   gelecekçilik

füze   uçul