K

 

kabahat   suç

kabahatli   suçlu

kabız   peklik

kabızlık   peklik, peklik çekme durumu

kabil   (bu) gibi, (bu) türlü

kabil   olanaklı, olabilir

kabile   boy, oymak

kabili kıyas   karşılaştırılabilir

kabiliyet   yetenek

kabiliyetli   yetenekli

kabiliyetsiz   yeteneksiz

kabiliyetsizlik   yeteneksizlik

kabine   1. bakanlar kurulu  2. odacık

kabir   gömüt

kabotaj   (bir ülkenin kendi sularında) gemi işletimi

kabristan   gömütlük

kabul   1. varlama  2. onama, olurlama  3. varsayma

kabul etmek   1. varlamak 2. onamak, olurlamak  3. varsaymak

kabullenmek   1. benimsemek  2. üstüne almak

kâbus   karabasan

kabza   sap, tutak

kabzımal   aracı manav

kadar   dek, değin, denli

kadastro   yeryazım

kadavra   ölük, ölüyin

kadem   ayak

kademe   basamak

kademhane   ayakyolu, su odası

kademli   uğurlu

kademsiz   uğursuz

kader   alınyazısı, yazgı

kadercilik   yazgıcılık

kadim   eski

kadir   değer

kadirşinas   değerbilir

kadirşinaslık   değerbilirlik

kadro   1. takım  2. yer, tasar yeri

kadük olmak   geçerliği kalmamak, düşmek

kafa   1. baş  2. düşünüş

kafalı   1. bilgili  2. kavrayışlı, anlayışlı

kafasız   1. bilgisiz  2. kavrayışsız, anlayışsız

kâfi   yeter, yeterli

kâfi gelmek   yetmek

kafile   yolcu topluluğu, alay, takım

kafiye   uyak

kafiyeli   uyaklı

kafiyesiz   uyaksız

kahır   1. güç  2. üzüntü, büyük acı

kâhil   erişkin

kâhin   önbilici

kahpe   1. orospu, yolsuz kadın, satılık kadın  2. mec. dönek

kahraman   1. yiğit  2. (romanda, tiyatroda vb.) başkişi

kahretmek   1. ezmek  2. çok üzmek  3. içlenmek  4. ilenmek

kahrolmak   çok üzülmek

kaide   1. kural  2. taban, altlık

kaim   (başka bir şeyin yerine) geçen

kâinat   evren

kâkül   kırkma

kalben   içten, gönülden, yürekten

kalbi   yürekten, içten (gelen)

kale almamak   önem vermemek

kalemtıraş   açacak

kalifiye   nitelikli, yetişmiş, usta (işçi)

kalite   nitelik

kaliteli   nitelikli

kalitesiz   niteliksiz

kallavi   kocaman

kalori   ısın

kalorifer   ısıtaç

kaloriferci   ısıtaççı

kalorimetre   ışınölçer

kalp (I)   1. yürek  2. duygu

kalp (II)   düzmece

kalpsiz   duygusuz

kamer   ay

kamera   alıcı

kameraman   alıcı yönetmeni

kamet   boy

kâmil   yetkin, erişkin

kâmilen   büsbütün, toptan

kamp   1. dinlenek, dinlenme yeri  2. toplanak  3. yan, yaka

kampanya   1. çalışım  2. alımsatım dönemi

kampus   yerleşke, yerleşim alanı

kamuflaj   örtme, gizleme, alalama

kamufle etmek   gizlemek, alalamak

kamus   sözlük

kamyon   yüklet

kamyoncu   yükletçi

kamyonet   yükletçe

kanaat   kanı

kanaatkâr   tokgözlü, yetingen, kanık

kanal   1. ark, suyolu  2. yol

kanalizasyon   arkdüzen, pislikarkı

kanalize etmek   yönlendirmek

kangren   çürükçe

kangren olmak, kangrenleşmek   çürükçeleşmek

kani   inanmış, kanmış

kanun   yasa

kanuni   yasal

kanunlaşmak   yasalaşmak

kanunsuz   yasadışı

kânunuevvel   aralık (ayı)

kânunusani   ocak (ayı)

kaos   kargaşa

kaparo   pey akçesi, güvenmelik

kapasite   1. alabilirlik  2. (fiz.) sığa

kapital   anamal, anapara

kapitalist   anamalcı

kapitalizm   anamalcılık

kapitone   köpülenmiş

kapitülasyon   yabancı ayrıcalığı

kaporta   doğrultma

kaportacı   doğrultmacı

kapris   kapılgı

kaprisli   kapılgın

kâr   kazanç

karabet   yakınlık

karakter   özyapı

karakteristik   1. ayırtkan  2. s. özyapısal

karakterize etmek   1. belirlemek 2. özgünleştirmek  3. ayırtkanlık vermek, ayırtkanlaştırmak

karaktersiz   1. kişiliksiz  2. dönek, törebilmez

karar   1. yargı sonucu  2. düzenlilik  3. durma  4. Ölçü  5. oranlama

karbüratör   karaç

kare   (mat.) dördül

kargo   yük

kari   okuyucu, okur

karikatür   1. gülüntüçizim  2. gülüntübetim

karikatürist   gülüntüçizimci

karikatürize etmek   1. gülünçleştirmek  2. gülüntüçizimlemek  3. gülüntübetimlemek

karine   ipucu, belirti

karine ile anlamak   sözün gelişinden anlamak

kârlı   kazançlı

karo   dördültaş

karyola   yataklık

kasaba   ilçe

kasap   etçi

kaset   kutucuk

kaset-teyp   kutucuklu sesalıcı

kasıt   1. amaç  2. istek

kasıtlı   isteyerek, bile bile

kasis   çukurluk, çukur

kasten   bile bile, isteyerek

kastetmek   demek istemek

kasti   bile bile, isteyerek

kasvet   sıkıntı

kasvetli   sıkıntılı, iç sıkıcı

kâşif   bulan

kaşkol   atkı, boyun atkısı

kata-   (Yun. önek) alt, aşağı, aşağıya

katarakt   aksu, akbasma

kategori   ulam

kategorik   kesin, açık

katetmek   1. yol almak 2. kesmek

kati   kesin

katil   öldüren, öldürücü

katil   öldürüm

katileşmek   kesinleşmek

kâtip   yazman

kâtiplik yazmanlık

katiyen   1. kesinlikle  2. hiçbir zaman

katiyet   kesinlik

katletmek   öldürmek

katliam   kırım, toptan öldürme

katot   eksiuç

kavi   dayanıklı, güçlü

kavim   budun

kavis   1. yay  2. eğmeç

kavmi   budunsal

kaybetmek   yitirmek

kaybolmak   yitmek

kaydetmek   1. yazmak  2. ses almak

kaydıhayat   yaşamca

kaydıhayat şartıyla   yaşadığı sürece

kaydolmak   yazılmak

kayınpeder   kaynata

kayınvalide   kaynana

kayıp   yitik

kayıt   1. yazma, (bir yere) geçirme  2. ses alma

kaza   1. ilçe  2. yargı, yargılama

kazaen   yanlışlıkla, istemeyerek, bilmeyerek

kazai   yargısal

kazara   yanlışlıkla, bilmeyerek, istemeyerek

kaziye   önerme

kazurat   dışkı

keder   acı, üzüntü

kederlenmek   üzülmek

kederli   acılı, üzüntülü

kefa1et   yükümlenme

kefaletname   yükümlenme belgesi

kefil   yükümcü

kefil olmak   yükümlenmek

kehanet   önbili

kehkeşan   Samanuğrusu

kelam   söz

kelime   sözcük

kem   kötü

Kemalizm   Atatürkçülük

kemiyet   nicelik

kenar   kıyı

kepaze   1. gülünç ve değersiz  2. utanmaz

kepazelik   utanmazlık

kerahat   iğrençlik

kere   kez, yol

kerhane   genelev

kerim   eliaçık

kerrat cetveli   çarpım çizelgesi

kesafet   yoğunluk

kesif   yoğun

keşfetmek   bulmak

keşide   çekiliş

keşif   buluş, bulgu

ketum   ağzısıkı

keyfi   isteğince, yasasız, yasadışı

keyfiyet   nitelik

keza   yine

kınnap   sicim

kıraat   okuma

kırmızı   al

kısım   bölüm

kısmi   1. bölümsel  2. (fels.) tikel

kısmi seçim   ara seçimi, yenileme seçimi

kıstas   ölçüt

kıvam   yoğunluk, koyuluk

kıyafet   giysi, giyim

kıyas   1. karşılaştırma, oranlama  2. (dilb.)  örnekseme

kıyaslamak   1. karşılaştırmak, oranlamak  2. (dilb.) örneksemek

kıymet   değer

kıymetlendirmek   değerlendirmek

kıymetli   değerli

kıymettar   değerli

kibar   ince, incelikli

kibarca   incelikle

kibir   büyüklerime

kibirlenmek   büyüklenmek

kibirli   büyüklenmiş, büyüklenen

kifayet   yeterlik

kifayet etmek   yetmek

kifayetli   yeterli

kifayetsiz   yetersiz

kinayeli   üstü örtülü, iğneli (söz)

kinetik   devimsel

kisve   kılık

kitabe   yazıt

kitle   yığın, öbek

klan   (toplb.) sop

klasifikasyon   sınıflama, sınıflandırma

klasik   1. kökleşik  2. basmakalıp  3. kuralcı

klasör   sıralaç

klik   bölek

klikçi   bölekçi

klikçilik   bölekçilik

klikleşmek   bölekleşmek

klima cihazı   hava düzenleyici

klinik   bakımevi

klişe   mec. basmakalıp, kalıplaşmış

koalisyon   ortakyönetim

koleksiyon   derlem

koleksiyoncu   derlemci

kolektif   ortaklaşa

kolektivizm   ortaklaşacılık

kolektör   toplaç

kolokyum   konuşu

koloni   1. sömürge  2. (yabancı ülkeden) topluluk

koloniyalist   sömürgeci

kolye   boyuncak

komando   (askerlikte) akıncı

kombina   tümleşke

kombinezon   1. bileşim  2. düzen  3. (kadın için) iç gömleği

komedi   güldürü

komedyen   güldürücü

komik   1. gülünç  2. güldürücü

komisyon   1. yarkurul  2. yüzdelik, aracılık akçası

komisyoncu   yüzdeci, aracı

kompartıman   bölme

kompetan   uzman

komple   tükel, eksiksiz, dolu, takım

kompleks   1. karmaşık  2. (ruhb.) karmaşa  3. toptanca

komplikasyon   yan etki

komplike   karışık, dolaşık

kompliman   1. okşarövgü  2. koltuklama

kompliman yapmak   1. övgülemek, okşarövgülemek  2. koltuklamak

komplo   gizdüzen

komplocu   gizdüzenci

kompozitör   besteci

komprador   işbirlikçi, sömürü işbirlikçisi

kompresör   sıkmaç, sıkaç

kompüter   bilgisayar

komünikasyon   iletişim

komütatör   çevirici

kon- (con-)   (Lat. önek) ile, birlikte

kondansatör   yoğunlaç, yoğunlaştırıcı

kondansör   yoğuşturucu

kondisyon   tümdurum

konfederasyon   genbirlik

konfeksiyon   hazır giyim

konfeksiyoncu   hazır giyimci

konferans   1. konuşma 2. toplantı

konferansçı   konuşmacı

konfeti   saçı

konfor   gönence

konforlu   gönenceli

konformist   uydumcu

konformizm   uydumculuk

kongre   kurultay

konkasör   taşkıran

konkav   içbükey

konkre   somut, açık

konkurhipik   at  yarışı

konsantrasyon   1. yoğunlaşma  2. kendini iyice verme  3. derişme

konsantre   1. yoğunlaştırılmış  2. yoğunlaşmış; yoğun  3. derişik

konsantre olmak   1. kendini iyice vermek  2. (bir şey üzerinde) yoğunlaşmak

konsensüs   anlaşım

konser   dinleti

konservatör   tutucu

konserve   saklanca

konservelik   saklancalık

konson, konsonant   (dilb.) ünsüz

konsorsiyum   yardım yürütüm birliği

konstrüksiyon   yapı, kurgu

konsültasyon   danışım

kontak   değme, dokuntu, sürtünüm

kontak kurmak   ilişki kurmak

kontekst   bağlam

konteynerizasyon   kaplaşma, kaplaştırma

konteynir   kap

kontra- (contra-)   (Lat. önek) karşı, karşıt

kontras   1. karşıt (renk), çatışkı  2.  karşıtlık

kontraslı   çatışkılı

kontrat   sözleşme

kontrol   denetleme, denetim

kontrol etmek   denetlemek

kontrolör   denetçi

konveks   dışbükey

konvoy   katar

kooperatif   birleşke

kooperatifçi   birleşkeci

kooperatifçilik   birleşkecilik

koordinasyon   eşgüdüm

koordinatör   eşgüdümcü

koordine   eşgüdümsel, bağlantılı

koordine etmek   eşgüdümlemek

kopya   eşlem

koridor   geçenek

korrekt   doğru

kortej   tören alayı

kostüm   giysi

koton   pamuklu

kotra   yelkenli

kozmetik   sürümlük

kozmik   evrensel

kozmogoni   (fels.) evrendoğum

kozmoloji   evrenbilim

kozmonot   uzay adamı

kozmos   evren

kör   görmez

kramp   kasınç

krater   (yerb.) yanardağ ağzı

kravat   boyunbağı

kreasyon   yaratım, yaratma, yaratı

kreatör   yaratıcı

kredi   1. verenek  2. saygınlık

kreş   çocuk yuvası, yuva

kriko   kaldırıcı

kriminoloji   suçbilim

kriter   ölçüt

kritik   1. eleştiri  2. s. eleştirel  3. eleştirmen  4. çekinceli  5. korkulu  6. sonul, dönüşül

kritisizm   eleştirimcilik

kriz   bunalım

kroki   taslak

kromozon   soy aktaran

kronik   süreğen

kronikleşmek   süreğenleşmek

kronoloji   süredizin

kronometre   1. süreölçer  2. mec, şaşmaz

kros   kır koşusu

kruvaze   çapraz

kuartet   dörtlü

kudret   güç, erk

kudretli   güçlü, gücü yüksek

kulis   görünçlük arkası

kumanda   komut, komuta

kumanda etmek   yönetmek, komuta etmek

kumandan   komutan

kumanya   azık

kumpanya   1. alışım, ortaklık  2. (para için) topluluk

kundura   ayakkabı

kup   (terzilikte) kesim

kupür   kesik

kur   1. alışım, öğrence  2. (para için) geçerdeğer

kur yapmak   1. gönlünü çelmeye çalışmak  2. severlenmek

kura   adçekimi

kurander   hava akımı

kurs   alışım, öğrence

kursiyer   alışman

kurye   özel ulak

kutsi   kutsal

kutsiyet   kutsallık

kutup   1. uç  2. (coğr.) yerucu / kuzey kutbu  kuzey yerucu / güney kutbu  güney yerucu

kutur   1. çap  2. köşegen

kuvvet   güç

küfretmek   sövmek

küfür   sövgü

küfürbaz   ağzıbozuk

kül   tüm, bütün

külfet   1. sıkıntı  2. yük, ağırlık

külfetli   yorucu, sıkıcı

külfetsiz   kolay, sıkıntısız

külli   tümel

külliyet   tümlük, bütünlük

külliyetli   çokça, pek çok

külot   don

kült   tapınç

kültür   ekin, ekinç

kültürel   ekinsel, ekinçşel

kümülüs   kümebulut

küre   yuvarlak, yuvar

kürevi   yuvarsal, toparlak

küsuf   güneş tutulması

kütle   küme, yığın

kütüphane   kitaplık

küvet   yunak teknesi