V

 

vacip   gerekli

vade   erim, süre

vadeli   erimli, süreli

vadesiz   süresiz

vadi   koyak

vahdet   birlik

vahim   ağır, korkulu

vahşi   yabanıl

vaka   1. olgu  2. olay

vakar   ağırbaşlılık

vakfiye   bağlıbağış, belgiti

vakıf   1. bağlıbağış  2. bağlıbağış kurumu

vaki   olmuş

vakur   ağırbaşlı

vali   ilbay

vantilatör   yelvuran, üfleç

varidat   gelir(ler)

varis   kalıtçı

varoş   dolaylık

varyasyon   çeşitleme

vasat   1. orta  2. ortam

vasati   ortalama

vasıf   nitelik

vasıflandırmak   nitelendirmek

vasıflanmak   nitelenmek

vasıflı   nitelikli

vasıfsız   niteliksiz

vasıl olmak   varmak, ulaşmak

vasıta   1. araç  2. aracı

vatan   yurt

vatandaş   yurttaş

vatani   yurtsal

vatanperver   yurtsever

vaveyla   çığlık

vazıh   açık, belli

vazııkanun   yasa koyucusu

vazife   1. ödev  2. görev

vazifelendirmek   görevlendirmek

vazifeli   görevli

vaziyet   1. durum  2. konum

vazo   çiçeklik

vebal   yazık

vecibe   1. ödev, boyun borcu  2. (huk.) zorunlu görev

vecize   özdeyiş

veçhile   ...nedenle

vefa   sevgide bağlılık

vefat   ölüm

vefat etmek   ölmek

vehim   kuruntu

vehmetmek   kuruntulanmak

vekâlet   1. yetkideşlik  2. yerine bakarlık

vekâlet vermek   yetkideşlik vermek

vekâleten   yetkideş olarak

vekâletname   yetkideşlik belgesi

vekil   1. yardımcı  2. yetkideş, yerine bakan

velev   ister, isterse, olsa da

velhasıl   sözün kısası

veli   eren, ermiş

velut   1. doğurgan  2. mec. verimi

velvele   gürültü, bağrışma

veraset   kalıtım, soyaçekim

verit   toplardamar

vesaire   ve başkaları, ve benzerleri

vesait   araçlar

vesayet   korumanlık

vesika   belge

vesile olmak   yol açmak, sağlamak

vestiyer   askıyeri

vesvese   işkil

vesveseli   işkilli

vetire   süreç

veto   olmaz

veto etmek   olmazlamak

veya   ya da

vezin   ölçü

vibrasyon   titreşim

vibratör   sarsaç

vicahen   yüzlemece,  yüzüne karşı

vicdan   1. duyunç  2. (fels.) törel bilin

vicdanlı   duyunçlu

vice- (vis-)   (Lat. önek) yerine

vidanjör   boşaltıcı

vikaye   koruma, esirgeme

vilayet   1. il  2. ilbaylık

viraj   dönemeç

viran   yıkık

viran olmak   yıkılmak

virane   yıkıntı

virgül   çeke    

vis- (vice-)   (Lat. önek) yerine

visal   kavuşma

vites   hız

vites kutusu   hız kutusu

vitrin   sergen, görümlük  

viyabilite   1. yaşayabilirlik  2. öndöşem (kent düzenlenmesi alanında) 3. geçilirlik

viyadük   aşıt, kuruköprü

vize   görüldü  

vizite   1. görüm  2. görümlük

vizör   (si.) bakaç

vokal   (dilb.) ünlü

volan   düzen teker

voleybol   uçantop

volkan   yanardağ

voltaj   gerilim

vuku bulmak, vukua gelmek   olmak, oluşmak

vukuat   olay

vukuf   1. bil  2. (fels.) bili

vuslat   kavuşma

vuzuh   açıklık, aydınlık

vücut   yin

vüsat   genişlik