Z

 

zaaf   1. güçsüzlük  2. düşkünlük

zabıt   tutanak

zabıt kâtibi   tutanakçı

zabıtname   tutanak

-zade   oğul

zafer   utku

zafiyet   arıklık, güçsüzlük

zahir   1. açık, belli  2. görünüşte, görünüşe göre

zahirde   görünüşte

zahire   aşlık

zahiren   görünüşte

zahiri   1. görünürdeki, görünen  2. sözde  3. yapmacık

zahmet   sıkıntı, güçlük, yorgunluk

zahmetli   yorucu, sıkıntılı

zahmetsiz   sıkıntısız, emeksiz

zail olmak   yok olmak, ortadan kalkmak

zait   1. gereksiz  2. (mat.) artı

zalim   acımasız, kıyıcı

zalimlik   acımasızlık, kıyıcılık

zam   1. bindirim  2. artırım

zamanaşımı   süreaşımı

zamir   (dilb.) adıl

zamlı   bindirimli

zampara   çapkın

zamparalık   çapkınlık

zan   1. sanı  2. karakuşku

zanlı   sanık

zannetmek   sanmak

zapt etmek   1. zorla almak  2. tutmak  3. yazıya geçirmek

zapturapt   düzence, sıkıdüzen

zarafet   incelik

zarar   dokunca

zararlı   dokuncalı

zararsız   dokuncasız

zarf   (dilb.) belirteç

zarfında   içinde

zarif   ince

zariflik   incelik

zaruret   1. zorunluk  2. yoksulluk, sıkıntı

zaruri   zorunlu, kaçınılmaz

zat   1. öz  2. kişi

zat işleri   özlük işleri

zati   özel

zatülcenp   satlıcan

zatürree   batar

zaviye   açı, köşe

zayıf   1. arık  2. güçsüz  3. çelimsiz  4. yetersiz, kötü

zayi   yitik

zayi etmek   yitirmek

zayiat   yitik, yitikler

zebun   düşkün

zedelemek   berelemek

zehap   sam

zehir   ağı

zehirlemek   ağılamak

zekâ   (ruhb.) anlak

zeki   varışlı

zelzele   deprem, yersarsıntısı

zem   yerme, kötüleme

zemheri   karakış

zemin   1. taban 2. mec. temel, dayanak

zemmetmek   yermek, kötülemek

zengin   varsıl, varlıklı

zenginlik   varsıllık, varlıklılık

zerre   tozan

zerzevat   göveri

zevahir   dışyüz, görünüş, görünür

zeval   yok olma, yok edilme

zevalsiz   kalımlı

zevat   kişiler

zevce   karı, eş

zevç   koca, eş

zevk   1. beğeni  2. tat  3. eğlenme, eğlence

zeyil   ek

zıddiyet   karşıtlık

zımnen   üstü örtülü olarak, dolaylıca, örtülü

zırnık   sıçanotu

zıt   karşıt, karşı

zihin   1. anlayış, kavrayış  2. us gücü

zihniyet   düşünce, anlayış, düşünüş

zikretmek   söylemek, belirtmek, adını anmak

zillet   alçalma

zinde   dinç, diri, canlı

zinhar   sakın, olmaya ki

zira   ...-diği için

ziraat   tarım

zirai   tarımsal

ziraks (xerokopie)   kuruçekim

zirve   doruk

ziya   ışık, aydınlık

ziyade   daha çok

ziyadesiyle   pek çok

ziyafet   şölen, toy

ziyan   dokunca

ziyaret   görüşme

ziyaret etmek   görüşmek

ziyaretçi   görüşmeci

ziynet   süs, bezek, süs takısı

zooloji   hayvanbilim

zor   1. sıkıntı, güçlük  2. baskı, güç  3. çetin

zuhur   baş gösterme, ortaya çıkma

zuhur etmek   baş göstermek, ortaya çıkmak

zulmet   karanlık

zulmetmek   kıyıcılık etmek

zulüm   kıyıcılık, ezinç

zül   alçalma

zümre   takım, bölük

zürriyet   döl